Aylık Bültenler
BOZYAKA
HUKUK BÜROSU
2026 MART
AYI BÜLTENİ
Bozyaka Hukuk Bürosu
olarak, müvekkillerimizin ve danışanlarımızın güncel hukuki gelişmelerden
haberdar olmasını sağlamak ve iletişimimizi güçlendirmek amacıyla her ay hukuk
dünyasındaki önemli gelişmeleri derlediğimiz bültenleri sizlerle paylaşıyoruz.
İş hukuku, ticaret
hukuku, vergi hukuku, kişisel verilerin korunması, gayrimenkul hukuku ve ceza
hukuku başta olmak üzere hukukun farklı alanlarında 2026 Mart ayı boyunca
gerçekleşen önemli mevzuat değişiklikleri, yargı kararları ve dünyadan hukuki
haberleri aşağıda bulabilirsiniz.
Keyifli okumalar dileriz.
A) HUKUKİ GELİŞMELER
1. Sırada 12.Yargı Paketi
Var: Hukuk
Yargılamalarında Köklü Değişiklikler Kapıda
Mart 2026 itibarıyla hukuk çevrelerinin ve
kamuoyunun yakından takip ettiği 12. Yargı Paketi’nin hazırlıkları son aşamaya
geldi. Adalet Bakanlığı, 20 Mart 2026 tarihinde yaptığı açıklamada paketin teknik
çalışmalarının tamamlanarak Cumhurbaşkanlığı’na sunulduğunu bildirdi. 38 madde
ve 12 farklı kanunda değişiklik içerdiği bildirilen paket, öncelikle hukuk
yargılamalarının hızlandırılmasına ve yargı sisteminin etkinliğinin
artırılmasına odaklanıyor.
Paketin öne çıkan başlıkları: Hukuk yargılamalarının
makul sürede tamamlanması için usul ekonomisi tedbirleri; duruşmaların
sadeleştirilmesi ve e-duruşma uygulamasının genişletilmesi; arabuluculuk
sisteminin güçlendirilmesi; çekişmesiz yargı işlerinin yargı dışında
çözülebilmesi; noter yardımcılığı kurumunun ihdası; mülkiyet hakkının daha
etkin korunması; avukatların bilgi ve belge temin süreçlerinin
kolaylaştırılması; belirsiz alacak davasının kaldırılarak kısmi davada
zamanaşımının kesilmesi
imkânı; bekletici mesele kararı verilen dosyalarda duruşma yapılmaması;
Yargıtay’ın yalnızca görevsizlik/yetkisizlik gerekçesiyle bozma kararı
veremeyeceği ve atlamalı temyiz müessesesinin getirilmesi.
İnfaz hukuku bakımından ise Bakanlık, pakette genel af veya kapsamlı infaz düzenlemesi bulunmadığını
belirtti. Ancak suça sürüklenen çocuk kavramının temelden değiştirileceği,
örgütlerin çocukları suçlarda kullanması halinde cezaların artırılacağı, TCK
158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık davalarında mahkeme değişikliği ve
IBAN mağdurları için TCK 145. maddede düzenleme yapılacağı ifade edildi.
Paketin Nisan 2026’da TBMM Adalet Komisyonu’na sunulması ve yaz aylarında
yasalaşması beklenmektedir.
2. Özel Tüketim
Vergisi Tutarlarının Yeniden Tespiti: Akaryakıtta Eşel Mobil Sistemi Yeniden
Devrede
5 Mart 2026 tarihli ve 33187 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan 10995 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile akaryakıt ürünlerinde
"eşel mobil" sistemi yeniden yürürlüğe girdi. Karar, 95 ve 98 oktan
kurşunsuz benzin, motorin, LPG, bütan ve propan ürünlerini kapsamaktadır.
Düzenlemeye göre, 2 Mart 2026 tarihindeki EPDK rafineri
çıkış fiyatları baz alınarak, uluslararası petrol fiyatları veya döviz
kurundaki artışların %75'i kadar ÖTV tutarı otomatik olarak düşürülecek; azalış
halinde ise ÖTV tutarı aynı oranda artırılarak 2 Mart 2026 tarihindeki seviyeyi
geçmeyecek şekilde uygulanacaktır. Örneğin, 2 Mart 2026 itibarıyla motorinde
13,9006 TL, 95 oktan benzinde ise 14,8277 TL olan ÖTV tutarları bu mekanizmanın
tavanını oluşturmakta olup, Mart ayının son haftasında motorinde ÖTV'nin sıfıra
kadar gerilediği görülmüştür.
Bu sistem, tüketicinin pompa fiyatlarındaki
dalgalanmalardan korunmasını amaçlamakta; ancak kamu gelirlerinde azalmaya yol
açtığı için kalıcı değil, geçici bir mekanizma olarak tasarlanmıştır. ÖTV
tutarı baz tarihteki seviyeye ulaştığında ilgili ürün bakımından karar
kendiliğinden yürürlükten kalkacaktır.
3. Elektrikli Araç Şarj Hizmeti
Yönetmeliğinde Kapsamlı Değişiklikler
23 Mart 2026 tarihli ve 33202 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan EPDK düzenlemesiyle Şarj Hizmeti Yönetmeliği köklü biçimde
güncellendi.
Değişikliğin en önemli yeniliği fiyatlandırma şeffaflığı
oldu. Şarj hizmeti bedeli artık yalnızca tüketilen enerji üzerinden (TL/kWh)
uygulanacak; bağlantı bedeli, işlem başlatma ücreti veya ekipman kullanım
bedeli gibi her ne ad altında olursa olsun ek ücret talep edilemeyecektir.
Sadakat programı kapsamındaki (uygulamalara üyelik
gerçekleştiren) kullanıcılar ile diğer kullanıcılar arasında %25'ten fazla
fiyat farkı uygulanamayacaktır. Operatörler, lokasyon ve saat bazında dinamik
fiyatlandırma yapabilecek; böylece yoğun saatlerde fiyat optimizasyonu, düşük
talep saatlerinde ise indirimli şarj imkânı sunulabilecektir.
Ödeme tarafında ise 1 Temmuz 2026'dan itibaren otoyol ve
devlet yollarındaki tüm DC (hızlı) şarj istasyonlarında en az bir kredi kartı
entegrasyonu zorunlu hale getirildi. Yönetmelik kapsamı genişletilerek mobil
şarj istasyonları, akıllı şarj sistemleri ve şarj ağları arasındaki "ortak
dolaşım" (roaming) uygulamaları mevzuata dahil edildi. Ticari faaliyet
göstermeyen bireysel şarj ünitelerinin bir şarj ağına bağlanma zorunluluğu
kaldırıldı. DC şarj ünitelerinde batarya doluluk oranı %85'e ulaşan araçlarda, kullanıcıya
önceden bilgi verilmesi şartıyla şarj işlemi sonlandırılabilecektir.
Düzenlemeler arasında şarj ağı işletmecilerine ISO 27001
veri güvenliği sertifikası ve çağrı merkezi kurma zorunlulukları da bulunuyor.
4. Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Yönetmeliğinde Değişiklik
19 Mart
2026 tarihli ve 33201 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle, Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından hazırlanan Ödeme Hizmetleri ve Elektronik
Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik önemli ölçüde
güncellendi. Değişikliğin en dikkat çekici yeniliği, ödeme kuruluşları ve
elektronik para kuruluşlarının müşteri fonlarını
"nemalandırabilmesinin" (faiz getirisi elde edebilmesinin) önünün
açılmasıdır. Yeni düzenlemeye göre, yalnızca Türk Lirası cinsinden ödeme
fonları ve elektronik para karşılığı toplanan tutarlar, koruma hesaplarının
bulunduğu bankalarda gecelik vadede değerlendirilebilecektir; yabancı para
cinsinden fonlar bu kapsamın dışında bırakılmıştır. Anapara ve net nema,
komisyon kesintileri sonrası ertesi iş günü koruma hesaplarına aktarılacak;
nema tutarları ayrı izlenecek ve kuruluş tarafından serbestçe
kullanılabilecektir. Ancak faaliyet izninin geçici olarak durdurulması halinde
nemalandırma yapılamayacaktır. Ayrıca gün sonu hesaplama saatleri tam iş
günleri için 16.30'a, yarım iş günleri için 12.00'ye çekilmiştir. Müşteri
fonlarının diğer varlıklardan ayrı tutulması, teminat olarak gösterilememesi ve
haciz işlemlerinin yalnızca kuruluşlar aracılığıyla yürütülmesi yükümlülükleri
bir kez daha vurgulanmıştır.
5. AYM Başkanvekilliğine İrfan Fidan, Üyeliğe Şaban Kazdal Seçildi
11 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de üye İrfan
Fidan’ın AYM Başkanvekilliğine seçilmesine, 27 Mart tarihinde ise Yargıtay
Üyesi Şaban Kazdal’ın Anayasa Mahkemesi Üyeliğine seçilmesine dair kararlar
yayımlandı.
6. Belediye Gelirleri Kanunu Genel
Tebliği (Seri No: 2026/1)
4 Mart 2026 tarihli ve 33186 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan Belediye Gelirleri Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 2026/1) ile 2464
sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında uygulanan yerel vergi, harç ve
harcamalara katılma paylarına ilişkin önemli açıklamalar getirildi. Tebliğ,
belediyeler arasında uygulama birliğini sağlamayı, gelir kalemlerini
netleştirmeyi ve uygulamada karşılaşılan hukuki belirsizlikleri gidermeyi
amaçlamaktadır. Özellikle ilan ve reklam vergisi, eğlence vergisi, çevre
temizlik vergisi ile işgal harcı ve harcamalara katılma paylarının hesaplanma
ve tahsil usullerine ilişkin detaylar tebliğde yer almaktadır. İşletmelerin,
büyükşehir belediyesi olan illerde nüfusu 30.000'i aşan ilçelerde bir kat
artırımlı uygulanacak harçları dikkate alarak mali planlamalarını
güncellemeleri tavsiye edilmektedir.
B) ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI
Mart 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanan dikkat
çekici AYM kararları:
1. İki Ortaklı Limited
Şirketlerde Haklı Sebeple Çıkarma için Mahkemeye Başvuru Yolu Açıldı
AYM’nin E.2025/128, K.2025/273 sayılı kararı (17
Mart 2026 RG): TTK 616/1-h ve 621/1-h bentlerindeki “bir ortağın haklı sebepler
dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması” ibaresi,
yalnızca iki ortaklı limited şirketler yönünden iptal edildi. İki ortaklı
yapıda genel kurul kararı ve ağırlaştırılmış nisap şartı fiilen uygulanamaz
hale geldiğinden, AYM etkili başvuru hakkı (AY m.40) ve teşebbüs özgürlüğü (AY
m.48) ihlali tespit etti. Karar, %50-%50 ortaklık yapılarındaki kilitlenme sorunları
için önemli bir emsal teşkil etmektedir.
https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/03/20260317-24.pdf
2. İhtiyati Haciz Kararının İnfaz Süresi: AYM, İİK 261.
Maddedeki "Verildiği Tarihten İtibaren" İbaresini Anayasa'ya Uygun
Buldu
İstanbul 2.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin itiraz yoluyla yaptığı başvuru üzerine Anayasa
Mahkemesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 261. maddesinin birinci
fıkrasında yer alan "verildiği tarihten itibaren" ibaresini inceledi.
İtiraz konusu düzenleme, ihtiyati haciz kararının infazı için öngörülen 10
günlük sürenin kararın verildiği tarihten itibaren başlamasını öngörmektedir.
Başvurucu mahkeme; kararın yazılması ve imza sürecinin uzaması nedeniyle
alacaklının karara fiilen ulaşamadığı durumlarda sürenin dolabileceğini, bu
durumun alacaklının infaz talebinde bulunma imkânını ortadan kaldırdığını ve
ihtiyati haczin kendiliğinden kalkmasına yol açtığını ileri sürerek
düzenlemenin Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırı olduğunu iddia etmiştir.
Başvuruda ayrıca, HMK'nın 20. maddesindeki benzer nitelikteki "bu karar
verildiği anda kesin ise bu tarihten" ibaresinin AYM tarafından daha önce
iptal edildiğine atıf yapılmıştır. Ancak Anayasa Mahkemesi, ihtiyati haciz
kurumunun acil ve geçici koruma tedbiri niteliğini dikkate alarak bu davada
farklı bir değerlendirme yapmıştır. Mahkeme'ye göre ihtiyati haciz, borçlunun
mal kaçırmasını önlemeye yönelik ivedi bir tedbir olup sürenin kararın
verildiği tarihten başlatılması bu kurumun amacıyla örtüşmektedir ve alacaklı
ile borçlu arasındaki menfaat dengesini bozacak ölçüde ağır bir külfet
yaratmamaktadır. Bu gerekçelerle iptal talebi oybirliğiyle reddedilmiştir.
Karar, özellikle ihtiyati haciz taleplerinde avukatların kararı derhal takip
etmesi ve 10 günlük süreyi kaçırmaması gerektiğini bir kez daha teyit
etmektedir.
https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/03/20260309-8.pdf
C) KİŞİSEL VERİLERE İLİŞKİN
GÜNDEM
1. KVKK İlke Kararı: Apartman
ve Sitelerde Borç Listelerinin İlan Edilmesi Yasaklandı
Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 18.02.2026
tarihli ve 2026/348 sayılı ilke kararı, 31 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de
yayımlandı. Karara göre, toplu yapılarda (apartman, site vb.) sakinlere ait
aidat ve diğer borç bilgilerinin ortak yerlere (ilan panosu, asansör içi vb.)
asılması kişisel verilerin korunması mevzuatına aykırı bulundu. Bu ilke kararı,
özellikle site yönetimleri ve gayrimenkul sektörü açısından dikkatle takip
edilmesi gereken önemli bir düzenlemedir. Borç takibinin bundan böyle bireysel
bildirim yöntemleriyle yapılması gerekmektedir.
2. AB Yapay Zekâ Tüzüğü
Sadeleştirme Süreci: Konsey Pozisyonunu Belirledi
AB Konseyi 13 Mart 2026’da AI Act’ın uygulanmasını
sadeleştiren “Digital Omnibus on AI” düzenlemesine ilişkin müzakere pozisyonunu
kabul etti. KOBİ muafiyetlerinin genişletilmesi, sandbox uygulamalarının
yaygınlaştırılması ve YZ Ofisi yetkilerinin güçlendirilmesi öngörülmektedir.
Yüksek riskli YZ kuralları Ağustos 2026’da yürürlüğe girecek. 3 Mart’ta YZ
üretimi içeriklerin etiketlenmesine ilişkin Uygulama Kuralları Taslağı’nın
ikinci versiyonu yayımlandı.
▶ AB Komisyonu – AI Act Uygulama Takvimi
3. Vietnam’ın İlk Kişisel Veri
Koruma ve Yapay Zekâ Kanunları Yürürlükte
Vietnam’ın ilk kapsamlı kişisel veri koruma kanunu
(PDPL) ve ulusal yapay zekâ kanunu 1 Mart 2026’da yürürlüğe girdi. Asya-Pasifik
bölgesinde veri koruma ve yapay zeka düzenlemelerinin hızla yaygınlaştığını göstermektedir.
D) DÜNYADAN HUKUKSAL HABERLER
1. Birleşik Krallık'ta
Suriye Eski İstihbarat Yetkilisine İnsanlığa Karşı Suçlardan Dava Açıldı
İngiltere
Savcılığı, Birleşik Krallık'ta yaşayan eski bir Suriye istihbarat yetkilisi
Salem Al-Salem'i, 2011 yılında Şam'daki hükümet karşıtı protestoların şiddetle
bastırılmasındaki rolü nedeniyle "insanlığa karşı suç olarak cinayet"
ve işkence suçlamalarıyla itham etti. Eski bir Suriye Hava Kuvvetleri
istihbarat albayı olan 58 yaşındaki Salem Al-Salem, 2011 yılında Şam ve
banliyölerindeki (özellikle Jobar bölgesi) hükümet karşıtı protestoların
şiddetle bastırılmasındaki rolü nedeniyle Birleşik Krallık'ta yargılanmaya
başlandı. Sanık 10 Mart 2026'da Westminster Sulh Ceza Mahkemesi'ne çıkarıldı.
Dava, İngiltere'de 2001 tarihli Uluslararası Ceza Mahkemesi Kanunu kapsamında
"insanlığa karşı suç olarak cinayet" suçlamasıyla açılan ilk dava
olması bakımından uluslararası ceza hukuku açısından emsal niteliği
taşımaktadır.
2. İtalya'da Yargı Reformu
Referandumu: Savcı ve Hâkim Kariyer Ayrımı Tartışması
İtalya,
Mart 2026 sonunda yargı sistemine ilişkin tarihi bir anayasa referandumu
gerçekleştirdi. Referandumda, hâkim ve savcı kariyerlerinin kesin olarak
birbirinden ayrılması ve aralarında geçiş yapılmasının yasaklanması; ayrıca her
iki meslek grubu için bağımsız yüksek kurullar oluşturulması oylamaya sunuldu.
Reformun destekçileri savcıların bağımsızlığının güçleneceğini savunurken,
eleştirmenler değişikliklerin yargı bağımsızlığını zayıflatacağını ve hükümetin
savcılar üzerindeki etkisini artıracağını ileri sürdü.
(Teklif
Nisan Ayı başında %53 çoğunlukla referandum oylamasında reddedilmiştir.)
3. ABD Yüksek Mahkemesi: İnternet Servis Sağlayıcılarının
Korsan İçerikten Sorumluluğu Reddedildi
ABD Yüksek
Mahkemesi, 25 Mart 2026 tarihli Cox v. Sony kararında oybirliğiyle, bir
internet servis sağlayıcısının (ISP) kullanıcılarının gerçekleştirdiği telif
hakkı ihlallerinden dolayı sorumlu tutulamayacağına hükmetti. Karar, dijital
platformlar ve internet altyapı sağlayıcılarının sorumluluk sınırlarını
belirlemesi bakımından dünya genelinde emsal teşkil edecek niteliktedir ve
özellikle e-ticaret ile dijital hizmet sektörünü ilgilendirmektedir.
Saygılarımızla,
BOZYAKA HUKUK BÜROSU
Manisa /
Türkiye