Bilgi Notları
Anonim
şirketlerin kuruluş işlemleri, Türk Ticaret Kanunu m.329 ve devamında
düzenlenmiştir. Kanun, anonim şirketin kuruluşunun tamamlanması için ana
sözleşmenin hazırlanmasından başlayıp tescile kadar devam eden işlemler
öngörmüş olup, bu işlemlerin her birinin eksiksiz tamamlanması gerekmektedir.
Ayrıca,
temel olarak anonim şirketlerin kurulması için kurucuların irade beyanı
yeterlidir ve şirketin ticaret siciline tescili, şirketin tüzel kişiliğini
kazanması için zorunlu bir şarttır.
Diğer
yandan, anonim şirketlerin temel kuruluş işlemleri herhangi bir izne tabi
değildir. Ancak, bazı faaliyet alanlarındaki anonim şirketlerin kuruluşu Bakanlık
iznine tabi olabilir. Bu durum genel kuralın istisnasıdır.
Anonim şirketler tek bir kişi tarafından da kurulabilmekte
olup çok ortaklı olmasına gerek yoktur. Önemli olan şirket esas sermayesinin en
az 250.000 TL tutarında olmasıdır. Kayıtlı sermaye sistemini kabul eden ve
halka açık olmayan anonim şirketler açısından ise bu tutar en az 500.000 Türk
Lirasıdır. Ancak ortak sayısı 500’yi geçerse Sermaye Piyasası Kurulu
Yönetmeliğine tabi olunur.
1.
ANONİM
ŞİRKET ORGANLARI
Anonim şirketin başlıca iki temel organı bulunmakta olup, bu
organlar “Genel Kurul” ve “Yönetim Kurulu” dur.
Genel
Kurul, pay sahiplerinin, pay sahibi
olmayan yöneticinin ve denetçinin bulunduğu bir organdır. Söz konusu organ
yönetim kurulu üyelerinin seçimi, görevden alınması ve ibra edilmesi,
sermayenin arttırılması veya azaltılması, ana sözleşme değişiklikleri gibi konularda
karar alır. Genel kurulun toplantıları olağan ve olağan üstü olmak üzere iki
türlüdür. Bu toplantıların toplanma usulleri özel bir prosedürle kanunda
düzenlenmiştir.
Yönetim
kurulu ise anonim şirketin yönetim
ve temsilinden sorumlu olup genel kurulun görev alanına girmeyen her türlü
kararı almaya yetkilidir.
2. YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN ATANMASI
|
TTK
m.359 ‘’
(1) Anonim şirketin, esas sözleşmeyle atanmış veya genel kurul
tarafından seçilmiş, bir veya daha fazla kişiden oluşan bir yönetim kurulu
bulunur. (2)
Bir tüzel kişi yönetim kuruluna üye seçildiği takdirde, tüzel kişiyle
birlikte, tüzel kişi adına, tüzel kişi tarafından belirlenen, sadece bir
gerçek kişi de tescil ve ilan olunur; ayrıca, tescil ve ilanın yapılmış
olduğu, şirketin internet sitesinde hemen açıklanır. Tüzel kişi adına sadece,
bu tescil edilmiş kişi toplantılara katılıp oy kullanabilir. (3)
Yönetim kurulu üyelerinin ve tüzel kişi adına tescil edilecek gerçek kişinin
tam ehliyetli olmaları şarttır. (4)
Üyeliği sona erdiren sebepler seçilmeye de engeldir. (5)Devlet,
il özel idaresi, belediye, köy ile diğer kamu tüzel kişilerinin pay sahibi
olduğu şirketlerde, sayılan tüzel kişiler veya bunların gerçek kişi
temsilcileri yönetim kuruluna seçilebilir. Yönetim kurulu üye sayısı ikiden
fazla olan şirketlerde üyelerin tamamının aynı kamu tüzel kişisinin
temsilcisi olmaması şartıyla kamu tüzel kişisini temsilen birden fazla gerçek
kişi yönetim kuruluna seçilebilir.’’ |
Anonim
şirkette görev yapacak ilk yönetim kurulu üyeleri anonim şirketin esas
sözleşmesiyle atanırlar. Sonraki yönetim kurulu üyeleri ise genel kurul
tarafından seçilerek görev başına gelirler. Yönetim kurulu üyelerinin seçimi
genel kurulun devredilemez yetkilerindendir. Her anonim şirketin kendine has bir esas
sözleşmesi bulunur. Kanunda yer alan emredici düzenlemelere aykırı olmamak
kaydı ile esas sözleşme ile de yönetim kurulu üyelerinde bulunması gereken
nitelikler düzenlenebilir. Böyle bir ihtimalde seçilecek kişilerin belirlenen
bu niteliklere de sahip olmaları gerekecektir. Bununla birlikte belirtmek
gerekir ki Eski Türk Ticaret Kanunu’nda yönetim kurulu üyesinin pay sahibi
olması zorunlu tutulmuştu. Yeni Türk Ticaret Kanunu ile bu hüküm
kaldırılmıştır. Dolayısıyla mevcut düzenleme çerçevesinde pay sahibi olmayan
kişilerin de yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesi mümkündür. Gerekli şartları
sağlayarak yönetim kurulu üyeliğine seçilen kişiler ticaret siciline tescil
ettirilip Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan ettirilir. Ancak tescil ve
ilan kurucu değil açıklayıcı niteliktedir. Bu nedenle yönetim kuruluna seçilmiş
kişilerin eylemleri seçimden itibaren şirketi bağlar.
3. ESAS SÖZLEŞMENİN DEĞİŞTİRİLMESİ
|
TTK
m.452 ‘’Genel
kurul, aksine esas sözleşmede hüküm bulunmadığı takdirde, kanunda öngörülen
şartlara uyarak, esas sözleşmenin bütün hükümlerini değiştirebilir; müktesep
ve vazgeçilmez haklar saklıdır.’’ |
Anonim şirket esas
sözleşmesinde yapılan her türlü değişiklik genel olarak esas sözleşme
değişikliğidir. Anonim şirketlerde ana sözleşme değişikliği; esas sözleşmenin
kaldırılması, yeni hükümler eklenmesi veya sözleşmede yer alan kuralların
değiştirilmesi anlamına gelir. Nitekim esas sözleşme değişikliği genel kurulun
devredilmez görev ve yetkileri arasında açıkça sayılmıştır.
Anonim
şirket esas sözleşmesinin değiştirilme usulü yine kanunda açıklanmıştır. Buna
göre öncelikle yönetim kurulu tarafından değiştirilecek hükümlerle birlikte,
bir değişiklik taslağı düzenlenerek karara bağlanmalıdır.
Ana sözleşmesinin değiştirilmesi için
genel kurulun esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde
ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla toplantıya çağrılması
gereklidir. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı
tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Yapılacak ilanda yönetim kurulu
tarafından karar bağlanan değişiklik taslağının da ilan edilmesi zorunludur.
Pay
defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay
sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine,
toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli
taahhütlü mektupla bildirilmelidir.
·
Esas
Sözleşme Değişikliğinde Aranan Karar Yeter Sayıları
Oybirliği Aranacak
Esas Sözleşme Değişiklikleri
Türk Ticaret Kanunu’ndaki düzenlemelere göre aşağıdaki
esas sözleşme değişikliği kararları, sermayenin tümünü oluşturan payların
sahiplerinin veya temsilcilerinin oybirliğiyle alınacaktır. Bunlar şu
şekildedir;
Yapılan düzenleme ile tüm ortakları ilgilendiren bu
konularda tüm ortakların rıza göstermesi aranmıştır.
%75 Çoğunluk Aranacak
Esas Sözleşme Değişiklikleri
Türk Ticaret Kanunu’ndaki düzenlemelere göre aşağıdaki
esas sözleşme değişikliği kararları, sermayenin en az yüzde yetmiş beşini
oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla
alınacaktır. Bunlar şu şekildedir;
Yapılan düzenleme ile şirket hakkında önem arz eden bu
konularda ağırlaştırılmış bir yeter sayı kuralı getirilmiştir.
Oy Çoğunluğu Aranacak
Esas Sözleşme Değişiklikleri
Yukarıdaki
özel düzenlemeler dışında kanunda veya esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı
takdirde; esas sözleşmeyi değiştiren kararlar, şirket sermayesinin en az
yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların
çoğunluğu ile alınacaktır.
İlk
toplantıda öngörülen toplantı nisabı elde edilemediği takdirde, en geç bir ay
içinde ikinci bir toplantı yapılabilir. İkinci toplantı için toplantı nisabı,
şirket sermayesinin en az üçte birinin toplantıda temsil edilmesi olarak
öngörülmüştür.
Burada
belirlenen esaslar anonim şirketin esas sözleşme değişikliğine ilişkin temel
kural olup şirket esas sözleşmesi ile aranacak bu çoğunluklar artırılabilecekse
de azaltılması mümkün değildir.
·
Esas Sözleşme
Değişikliğinin Tescili ve İlanı
Anonim
şirketlerde şirket esas sözleşme değişikliğine dair son işlem değişikliğin
tescil ve ilanıdır.
|
TTK m.455 ‘’Esas
sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararı, yönetim kurulu
tarafından, şirket merkezinin ve şubelerinin bulunduğu yerin ticaret siciline
tescil edilir; ayrıca ilana bağlı hususlar ilan ettirilir; tescil ve ilan
edilen karar şirketin internet sitesine konulur.
Değiştirme kararı üçüncü kişilere karşı tescilden önce hüküm ifade etmez.’’ |
4. SERMAYENİN ARTTIRILMASI
|
TTK
m. 456 ‘’ (1) İç kaynaklardan yapılan artırım hariç, payların nakdî bedelleri
tamamen ödenmediği sürece sermaye artırılamaz. Sermayeye oranla önemli
sayılmayan tutarların ödenmemiş olması sermaye artırımını engellemez. (2) Artırıma, esas sermaye sisteminde 459 uncu maddeye göre genel kurul;
kayıtlı sermaye sisteminde, 460 ıncı madde gereğince, yönetim kurulu karar
verir. Esas sözleşmenin ilgili hükümlerinin, gerekli olduğu hâllerde izni
alınmış bulunan değişik şekli, genel kurulda değiştirilerek kabul edilmişse,
bunun Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca onaylanması şarttır. (3) Artırım, genel kurul veya yönetim kurulu kararı tarihinden itibaren
üç ay içinde tescil edilemediği takdirde, genel kurul veya yönetim kurulu
kararı ve alınmışsa izin geçersiz hâle gelir ve 345 inci maddenin ikinci
fıkrası uygulanır. (4) 353 ve 354 üncü maddeler ile 355 inci maddenin birinci fıkrası tüm
sermaye artırımı türlerine kıyas yoluyla uygulanır. (5) Sermayenin artırılması kararının tesciline, aşağıdaki özel hükümler
saklı kalmak kaydıyla, 455 inci madde uygulanır.’’ |
Anonim şirketin
mevcut sermayesi artan iş hacminde yetersiz kalıyor ise şirket hali hazırdaki
durumunu koruyabilmek veya piyasadaki payını artırabilmek için sermayesini
artırma zorunluluğuyla karşı karşıya kalabilir. Bunun yanında şirketler
geleceğe yönelik piyasa koşullarındaki beklentiler doğrultusunda genişleme
yatırımları yapmak, finansman ihtiyaçlarını karşılamak, özkaynak benzeri
fonları sermayeye dönüştürmek, sermayelerini güçlendirmek, azalan sermayelerini
tamamlamak veya kanuni zorunluluğu yerine getirmek amacıyla sermaye artırımına
giderler. Anonim şirketlerde sermayenin artırılması, TTK’da öngörülen usulün
izlenmesiyle bilançodaki “esas sermaye” veya “çıkarılmış sermaye” kaleminin
artırılmasıdır.
Artırıma, esas
sermaye sisteminde genel kurul, kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kurulu karar
verir.
Sermaye artırımının ön şartları şu şekildedir; iç kaynaklardan yapılan
artırım hariç, payların nakdi bedelleri tamamen ödenmediği sürece sermaye
artırılamaz ve fonlar sermayeye dönüştürülmeden sermaye taahhüt edilmesi
yoluyla sermaye artırımı (dış kaynaklardan artırım) yapılamaz.
Ana sözleşmenin ilgili hükümlerinin, gerekli olduğu hallerde izni alınmış
bulunan değişik şekli, genel kurulda değiştirilerek kabul edilmişse, bunun
bakanlıkça onaylanması şarttır.
Sermaye artırımı, üç ay içinde tescil edilmediği takdirde, genel kurul veya
yönetim kurulu kararı ve alınmışsa izin geçersiz hale gelir.
TTK’da üç ayrı sermaye artırım yöntemi benimsenmiş olup bunlar sermaye
taahhüdü yoluyla sermaye artırımı, iç kaynaklardan sermaye artırımı ve şarta
bağlı sermaye artırımıdır.
5.
ESAS SERMAYENİN
AZALTILMASI
Anonim şirketlerde sermayenin
azaltılması, esas sermayenin nominal tutarının düşürülmesi suretiyle
gerçekleştirilen bir esas sözleşme değişikliğidir. Sermaye azaltımına; şirket
sermayesinin ihtiyaç duyulan tutarın
üzerinde olması, geçmiş yıl zararlarının kapatılması veya belirli payların
itfası gibi amaçlarla başvurulabilmektedir.
Sermaye azaltımı, Türk Ticaret
Kanunu’nun 473 ila 475. maddeleri kapsamında düzenlenmiştir.
İşlem, yönetim kurulunun hazırlayacağı bir rapor doğrultusunda genel kurul
tarafından alınacak karar ile gerçekleştirilir. Genel kurul kararının ardından,
kanunda öngörülen alacaklıların korunmasına ilişkin prosedürlerin yerine
getirilmesi ve sermaye azaltımının ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi
gerekmektedir.
Sermaye azaltımının zararların
kapatılması amacıyla gerçekleştirilmesi halinde, alacaklıların
korunmasına ilişkin hükümler bakımından özel düzenlemeler bulunmaktadır. Buna
karşılık, şirket sermayesinin ihtiyaç fazlası olması nedeniyle yapılan
azaltımlarda, azaltılan tutarın pay sahiplerine iade edilmesi söz konusu
olabilmektedir.
Sermaye azaltımının vergisel sonuçları
ise azaltımın hangi sermaye unsurlarından kaynaklandığına ve hangi amaçla yapıldığına
göre değişiklik gösterebileceğinden, işlem öncesinde ayrıca vergi mevzuatı
bakımından değerlendirme yapılması önem taşımaktadır.
6. ANONİM ŞİRKETLERDE İÇ YÖNERGE
|
TTK
m.419/2 ‘’ Anonim şirket yönetim kurulu, genel
kurulun çalışma esas ve usullerine ilişkin kuralları içeren, Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı tarafından, asgari unsurları belirlenecek olan bir iç
yönerge hazırlar ve genel kurulun onayından sonra yürürlüğe koyar. Bu iç yönerge
tescil ve ilan edilir.’’ |
Genel olarak iç yönerge, şirketlerin genel
kurul çalışma esas ve usullerine ilişkin kuralları içeren düzenlemeyi ifade
etmektedir. TTK’nın 419/2 maddesi gereği, anonim şirket yönetim kurulu, genel
kurulun çalışma esas ve usullerine ilişkin kuralları içeren, Bakanlık
tarafından asgari unsurları belirlenecek olan bir iç yönerge hazırlar ve genel
kurulun onayından sonra yürürlüğe koyar. Bu iç yönerge tescil ve ilan edilir.
Söz konusu düzenleme TTK’nın kabulüyle birlikte getirilmiş olup tamamen yeni
bir düzenlemedir.
İç yönergede genel kurulun çalışma esas ve usulleri
belirlenmesinin yanında yönetim kurulunun yetki devrine ilişkin karar da
alınabilmektedir. Bu husus “yönetim devri” başlıklı TTK 367. maddesinde
düzenlenmiştir.
|
TTK
m.367 ‘’
(1)
Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç
yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu
üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir. Bu iç yönerge
şirketin yönetimini düzenler; bunun için gerekli olan görevleri, tanımlar,
yerlerini gösterir, özellikle kimin kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü
olduğunu belirler. Yönetim kurulu, istem üzerine pay sahiplerini ve korunmaya
değer menfaatlerini ikna edici bir biçimde ortaya koyan alacaklıları, bu iç
yönerge hakkında, yazılı olarak bilgilendirir. (2)
Yönetim, devredilmediği takdirde, yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir.’’ |
İç yönerge şirketin yönetimini düzenler;
bunun için gerekli olan görevleri, tanımlar, yerlerini gösterir, özellikle
kimin kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğunu belirler. İç yönerge ile
yönetim yetkisinin devrinin muhatabı yönetim kurulu üyesi olabileceği gibi
üçüncü bir kişi de olabilir.
TTK’nın 367’nci maddesinde ifadesini
bulan yönetim yetkisinin devri ancak usulüne göre yapılmış ve imza altına
alınmış bir iç yönergeyle mümkün olabilecektir. Bu kapsamda usulüne uygun
olarak yapılmış bir iç yönerge esas sözleşmeden sonra yönetim ve temsil ile
ilgili ikincil nitelikte bir düzenleme olarak nitelendirilebilir. Başka bir
ifadeyle esas sözleşme devre izin veren bir üst norm içermekte, iç yönerge de
devrin uygulanmasına ilişkin hükümleri düzenlemektedir. Bu doğrultuda usulüne
uygun bir yetki devrinin söz konusu olabilmesi için iç yönerge düzenlenmesi tek
başına yeterli değildir. Şirket esas sözleşmesinde yetki devrine izin veren
açık bir düzenlemenin varlığı, iç yönergenin usulüne göre toplanmış bir yönetim
kurulu kararıyla kabul edilmesi ve yönetim kurulunun yetkisini bu iç yönergeye
göre devrettiğine dair karar vermesi gerekmektedir.
İç yönergenin şirketlerde yetki devrinin
usulüne uygun olarak yapılıp yapılmasının doğuracağı hukuki sonuçlar bakımından
önemi bulunmaktadır. Zira iç yönergeye dayanmaksızın, yahut iç yönerge hükmüne
aykırı olarak gerçekleştirilen yetki devri TTK m. 367/1 hükmü uyarınca
öngörülen hukuki sonuçları doğurmayacak, kendisine yetki devredilen kimsenin
yaptığı işlemler geçersiz olacak, şirket bu işlemlerle bağlı olmayacaktır. Bu
anlamda usulüne aykırı bir yetki devri durumunda iç yönergeyle temin edilmeye
çalışılan sorumluluğun sınırlandırılması da mümkün olmayacaktır. Fiilen
gerçekleştirilen yetki devri TTK m. 553/2 uyarınca yönetim kurulunun
sorumluluğunu etkilemeyecek, kurulun sorumluluğu aynen devam edecektir. Oysaki
iç yönerge düzenlenmesindeki temel gaye yönetim kurulunun sorumluluğunun
sınırlandırılmasıdır. Dolayısıyla yetki devrinin amaca hizmet edebilmesi devrin
iç yönergede belirlenen hususlara uygun olarak yapılmış olmasına bağlıdır.
İç Yönerge Tadili
Şirketin organizasyon yapısında veya genel
kurul uygulamalarında meydana gelen değişiklikler, mevzuattaki güncellemeler ya
da mevcut iç yönergenin uygulamada ihtiyaçları karşılamaması halinde iç
yönergede değişiklik yapılması gündeme gelebilir. Tadil kapsamında; mevcut hükümlerin değiştirilmesi,
yeni hükümlerin eklenmesi, uygulamada ihtiyaç duyulmayan hükümlerin
kaldırılması veya mevcut hükümlerin güncel mevzuata ve şirket uygulamalarına
uyarlanması mümkündür. İç yönergenin tadilinde öncelikle mevcut
iç yönerge ile şirket esas sözleşmesinin incelenmesi ve yapılması planlanan
değişikliklerin TTK ve ilgili mevzuatla uyumunun kontrol edilmesi gerekir.
Tadil metninin hazırlanmasının ardından, şirketin tabi olduğu usule göre
yetkili organ tarafından kabul ve onay işlemleri gerçekleştirilmelidir. Genel
kurulun çalışma usul ve esaslarına ilişkin iç yönerge bakımından, TTK m. 419 ve
ilgili Yönetmelik hükümlerinin öngördüğü yetki ve usullere uyulması önem taşımaktadır.
Tadil sonrasında, şirketin uygulamada kullandığı iç yönergenin güncel metninin
esas alınması ve gerekli hallerde ilgili şirket kayıtlarının da güncellenmesi
gerekir.
7. SONUÇ
ve DEĞERLENDİRME
Yukarıda özetlenen düzenlemeler, anonim şirketlerin kuruluşundan
esas sözleşme değişikliğine, sermaye hareketlerinden iç yönergeye kadar temel
işlemlerin Türk Ticaret Kanunu’nda sıkı şekil ve usul şartlarına bağlandığını
göstermektedir. Uygulamada bu işlemlerin sağlıklı yürütülebilmesi için
özellikle aşağıdaki noktalara dikkat edilmesi önem taşımaktadır:
• Esas sözleşme
değişikliklerinde, değişikliğin konusuna göre TTK m.421 kapsamında oybirliği,
%75 nisap veya olağan nisap şartlarından hangisinin uygulanacağı önceden tespit
edilmeli; genel kurul çağrısı bu doğrultuda ve en az iki hafta önceden ilan
edilerek yapılmalıdır.
• Sermaye artırımı
ve azaltımında, şirketin esas sermaye sistemine mi yoksa kayıtlı sermaye
sistemine mi tabi olduğu belirlenmeli, yetkili organ (genel kurul/yönetim
kurulu) buna göre saptanmalı; özellikle azaltım işlemlerinde alacaklıların
korunmasına yönelik ilan ve bekleme sürelerine riayet edilmelidir.
• İç yönerge yoluyla
yönetim yetkisinin devredilmesi öngörülüyorsa, esas sözleşmede bu devre izin
veren açık bir hükmün bulunup bulunmadığı öncelikle kontrol edilmelidir; bu
şart yerine getirilmeden yapılacak bir devir TTK m.367/1 kapsamında hukuki
sonuç doğurmayacak ve yönetim kurulunun sorumluluğu TTK m.553/2 uyarınca aynen
devam edecektir.
Somut bir işlem söz konusu olduğunda, ilgili şirketin güncel esas
sözleşmesi ile (varsa) iç yönergesinin incelenerek yukarıda yer verilen usul ve
nisap şartlarının olay bazında ayrıca teyit edilmelidir.
Bozyaka
Hukuk Bürosu
Stj. Av. Şevval Yıldırım